| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 09.2007 Other entries in 2007-09 resimler , videolar

İşte en ucuz cep telefonlarının listesi

ceptelefon
Cep telefonu fiyatları el yakıyor. İşte en ucuzları bunlar...

NOKİA 1110i

80 gr ağırlığında, 104 x 44 x 17 mm boyutlarına sahip Nokia 1110i 78,08 YTL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Telefonun bekleme süresi 380 saat.

NOKİA 1112

104 x 44 x 17 mm boyutlarında, 80 gr ağırlığında olan Nokia 1112, 83,52 YTL'den başlayan fiyatlarla satılıyor. 96 x 68 piksel monokrom ekrana sahip.

NOKİA 1200

102 x 44.1 x 17.5 mm boyutlarında, 77 gr ağırlığındaki telefonun fiyatı 88,48 YTL'den başlıyor. 4 MB kullanıcı hafızasına sahip olan Nokia 1200'ın, 390 saate kadar bekleme süresi var.

NOKİA 1600

Renkli ekran özelliği olan Nokia 1600, 80 gr ağırlığı, 104 X 45 X 17 mm boyutlarına sahip. 102,36 YTL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

NOKIA 2310

85 gr ağırlığında, 105.4 x 43.9 x 19.05 mm boyutlarındaki telefon 124,92 YTL'den satılıyor. 400 saate kadar bekleme süresinin yanı sıra, radyo özelliği var.

SONY ERİCSON J110İ

75 gr ağırlığında, 99 x 44 x 17 mm boyutlarındaki Sony Ericsson J110i, 95,70 YTL'den satışa sunuluyor. Renkli ekran özelliğine sahip, telefon rehberinde 200 numara kayıt özelliği bulunuyor.

SONY ERİCSON J230İ

500 KB dahili hafızaya sahip 54,5 gr ağırlığındaki telefonun fiyatı 107,57 YTL. GPRS, WAP özelliğinin yanı sıra FM-Radyo özelliği var.

SONY ERİCSON J1200İ

200 numaraya kadar kayıt özelliği olan telefon rehberine sahip 75 gr ağırlığındaki Sony Ericsson J120i, 111,04 YTL'den başlayan fiyatlarla satılıyor. Radyo özelliğinin yanı sıra renkli ekrana sahip.

LG KG110

500 KB telefon hafızası, GPRS, WAP VE polifonik melodi özelliği olan telefonun fiyatı 93.68 YTL. 70 gr ağırlık ve 102.8 x 44 x 16.5 mm boyutlarında.

SİEMENS AX72

76 gr ağırlığında, 105.6 x 46.8 x 1 mm boyutlarındaki Siemens AX72 109 YTL'den başlayan fiyatlarla satılıyor. 1.5 MB telefon hafızasının yanı sıra polifonik melodi, MMS, GPRS,WAP özelliğine de sahip.

MOTOROLA C140

85 gr ağırlında, 101 x 47.8 x 21.9 mm boyutlarındaki Motorola C140 76.12 YTL'den başlıyor.

MOTOROLA F3

79.58 YTL'den satılan Motorola F3'ler 70 gr ağırlığında ve 114 x 47 x 9 mm boyutlarında. Polifonik melodi özelliğine sahip telefonun bekleme süresi 300 saat.

SAMSUNG N710

105 x 44 x 17.5 mm boyutlarında, 76 gr ağırlığındaki Samsung N710'lar 83.04 YTL'den satışa sunuluyor. 1 MB'lık telefon hafızası bulunuyor.

SAMSUNG C140

497 saat bekleme süresine sahip 69 gr ağırlığındaki telefon 91.69 YTL'den satılıyor. Polifonik melodi,Wap,MMS, GPRS özelliklerine sahip.

SAMSUNG C260

Polifonik melodi ve renkli ekran özelliğine sahip olan telefon 102.07 YTL'den satılıyor. Ağırlığı 74 gr, boyutları 88.1 x 45.6 x 19.8 mm olan telefonun bekleme süresi 510 saat.

SAMSUNG X160

76 gramlık ağırlığı ve 86.6 x 44 x 19.9 mm lik ölçülere sahip olan Samsung X160 129.75 YTL'den satılıyor. Polifonik melodi, MMS, GPRS, WAP özelliğine sahip.

SAMSUNG C300

1000 kişi kapasiteli telefon defteri,MMS, GPRS,WAP ve 2 MB hafızaya sahip olan telefon 138.40 YTL. 94 gr ağırlığında ve 92 x 44 x 18.8 mm boyutlara sahip.

Kaynak: Milliyet

Asimo'nun insandan farkı yok

asimo
İnsansı robot Asimo daha da geliştirildi. İnsanları tanıyıp etkileşim kuruyor.

Honda'nın insansı robotu Asımo, Barselona'da Avrupalıların huzuruna çıktı. Yeni ASIMO, insanları tanıyarak etkileşim kurma, yakınından geçenleri selamlama, el ele yürüme, elinde tepsi ile yürüme gibi bir dizi yeni beceriye sahip.

yeni aerodinamik tasarımıyla daha seri ve hızlı hareket ediyor ve yaklaşık 6 km/saat (yaklaşık 4mph) hızla koşabiliyor.

İnsanlarla kurduğu etkileşimi bir üst seviyeye taşıyor, bu durumda Honda insanlara gerçekten yardım edebilecek bir robot geliştirmeye yönelik nihai hedefine bir adım daha yaklaşıyor.

ATASI 1986 DOĞUMLU

ASIMO (Yenilikçi harekette İleri Adım - Advanced Step in Innovative Mobility) birçok kişi tarafından dünyanın en gelişmiş iki ayaklı insansı robotu olarak tanınıyor.

ASIMO'nun vücut oranları ve eklemleri insanınkileri andırmakta ve ASIMO, birçok anlamda insan hareketleri ile karşılaştırılabilecek hareketleri içeriyor.

Honda tarafından geliştirilen yeni ve gelişmiş hareket teknolojisinden faydalanan ASIMO, yalnızca ileriye ve geriye doğru yürümekle kalmıyor, aynı zamanda yana dönebiliyor, merdivenlerden çıkıp inebiliyor ve köşeleri dönebiliyor.

Bu anlamda ASIMO, insanın doğal yürüme hareketini taklit etmeye en yakın olan robot.

KÖŞE DÖNERKEN AĞIRLIK MERKEZİNİ KAYDIRIYOR

Bu uygulamanın merkezinde Honda'nın, ASIMO'nun gerçek zamanlı ve esnek olarak yürüyebilmesini mümkün kılan akıllı yürüme teknolojisi bulunuyor.

Bu teknoloji, robotun öngörülerde bulunarak hareketlerini buna göre ayarlayabilmesini sağlıyor. Örneğin, aynı insanlar gibi, köşeleri dönerken ağırlık merkezini içe doğru kaydırmak amacıyla yana doğru eğiliyor.

Yani ASIMO, atması gereken sıradaki adımları öngörerek ağırlık merkezini buna göre ayarlıyor. Gerçek zamanlı olarak sıradaki hareketi öngörebilme becerisi ASIMO'nun kesintisiz olarak yürüyebilmesini sağlıyor.

Önce durup sonra dönmeye ve daha sonra köşeyi dönmeye ihtiyacı yok, bunun yerine tek ve kesintisiz, akıcı bir hareket yapıyor.

Bu hedef doğrultusunda ASIMO, bir dizi akıllı teknoloji özelliğiyle donatıldı. Bunlar arasında kişileri, nesneleri ve hareketleri tanıma, mesafeleri ve çeşitli nesnelerin hareket yönlerini hesaplama ve belirli bir hedefe doğru esnek rotalar belirleme becerisi bulunuyor.

Bu görsel bilgiler kaydedilmekte, yorumlanmakta ve harekete dönüştürülmekte. ASIMO bu sayede, yolundaki engellerden kaçınmaktan el sıkışmak isteyen bir insanı anlayarak elini uzatmaya kadar bir dizi beceriye sahip.

BELİRLİ TALİMATLARA TEPKİ VEREBİLİYOR

Bir dereceye kadar ASIMO aynı zamanda duyabiliyor ve konuşabiliyor. Sesleri tanımlayabiliyor, sesler ve söylenen kelimeler arasındaki farklılıkları ayırt edebiliyor ve belirli talimatlara tepki verebiliyor, basit cümlelerle konuşabiliyor ve insanlarla selamlaşabiliyor.

Şu anda ASIMO yaklaşık 50 farklı söz ve selam ile 30 farklı komutu anlayabilmekte ve bunlara uygun şekilde tepki verebiliyor.

ASIMO'nun insanların bulunduğu bir ortamda çalışmasını sağlayan ileri fonksiyonları şöyle sıralanıyor:

''İnsanları tanıyarak onlarla etkileşim kurma, mesafelerini hesaplayarak insanlarla etkileşim kurma, yakınından geçenleri selamlama, el ele yürüme ve aynı zamanda hareket etme, tepsi alma ve verme, elinde tepsi ile yürüme, troleyi iterken yürüme ve yön değiştirme, troleyi çeşitli şekillerde kullanma...''

Cep telefonunun son marifeti

cepsor
Cep telefonlarında yok yok.. Adres sorma tarihe karıştı. Nasıl mı?
Symbian'lı cep telefonlarına GPS sisteminin eklenmesi durumunda cadde ve sokak bilgilerine kolaylıkla ulaşılabiliyor.

Her geçen gün hızla gelişen cep telefonu teknolojisinde, fotoğraf çekme, müzik ve radyo dinleme, oyun ve program yükleme gibi özellikler, artık sıradan karşılanmaya başlandı.

Cep telefonlarının yeni marifeti, GPS (uyduyla konum belirleme) sistemi sayesinde, artık harita ya da adres sorma ihtiyacını ortadan kaldırmaları oldu. Bu sistemle telefon o anda nerede olduğunuzu belirleyip, içinde yüklü harita üzerinde adresi gösterebiliyor.

Bu kapsamda en büyük cep telefonu üreticilerinden Nokia, Symbian'lı modellerde kullanılmak üzere ''Nokia Maps'' adlı harita programını ''mobilesearch.nokia.com'' adresinden ücretsiz olarak kullanıma sundu. Söz konusu adresten yüklenen programla, Türkiye de dahil olmak üzere dünya üzerindeki pek çok ülkenin başlıca kentlerinin detaylı haritalarına ulaşmak mümkün oluyor.

Türkiye haritasında, belli başlı 30'a yakın şehrin sokak sokak bilgileri bulunuyor. Nokia dışındaki diğer markaların Symbian özellikli telefonlarında kullanmak için de ücretsiz olan ''Map24'' ve ücretli ''Tomtom'' adlı harita programları mevcut.

OTOMOBİLLERDEKİ SİSTEMİN BENZERİ

Nokia'nın harita programında, o anda bulunduğunuz yerin adresini yazıp ya da harita üzerinden seçip, gitmek istediğiniz yeri aynı şekilde seçiyorsunuz. Daha sonra telefon hangi cadde ve sokaklardan geçeceğinizi gösteren bir rota oluşturuyor ve harita üzerinde size gösteriyor. Bu rotayı takip ederek, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz.

Rotayı sadece kent içinde değil, kentler arasında da seçmeniz mümkün. Ancak, haritayı en etkin şekilde kullanmak için, fiyatları 60 YTL'den başlayan bluetooth özellikli bir GPS cihazı almak gerekiyor. Telefon GPS cihazıyla bluetooth üzerinden iletişim kurup, o andaki konumunuzu 5 metrelik bir yanılmayla hesaplıyor ve size sadece gitmek istediğiniz yeri belirlemek kalıyor.

Siz seyahat ederken ya da yürürken, telefon çizdiği rota üzerinde o anda nerede bulunduğunuzu gösteriyor. Eğer araçla gidiyor ve örneğin bakım nedeniyle yol kapalı olduğu için rotayı takip edemiyorsanız, hemen size alternatif bir rota çiziyor.

Harita üzerinde, havaalanları, demiryolları, belli başlı alışveriş ve eğlence yerleri, lokantalar, turistik yerler, petrol istasyonları, oto tamirhaneleri, polis ve hastane gibi bilgileri de görmek mümkün.

İlk Bilgisayar virüsü şakayla başlamış

vires
Her şey küçük bir şakayla başladı. Virüs belası 25 yıl önce işte böyle başlamış.
İnternetin kullanılmaya başlamasıyla dünyanın korkulu rüyası haline gelen bilgisayar virüslerinin ilki, 25 yıl önce bir lise öğrencisi tarafından arkadaşlarına “küçük bir şaka” için yazıldı. 

Rich Skrenta adlı öğrenci, bilgisayar şakaları yüzünden kendisine zaten şüpheyle yaklaşan arkadaşlarını kandırmak için bulduğu bu bilgisayar numarasıyla, dünyada ilk bilgisayar virüsünü kullanıma sokan kişi olarak kötü bir üne kavuştu.

Pittsburgh yakınlarındaki Mt. Lebanon (Lübnan Dağı) Lisesinde okuyan Skrenta, kış tatili sırasında Apple II bilgisayarında ilk olarak, şimdi “boot sector” virüsü diye bilinen virüsü yazdı. Skrenta, yazdığı virüsü 1982’nin ilk aylarından itibaren okuduğu lisede ve yerel bir bilgisayar kulübünde yaymaya başladı. Virüs daha sonra dünya çapında yayılan ilk virüs oldu.

Şimdi 40 yaşında olan Skrenta, aradan geçen 25 yılda online haber şirketi Topix’i başlattı, Time Warner’ın sahibi olduğu bir web adres rehberinin kurulmasına yardımcı oldu ve sayısız bilgisayar programı yazdı, ama ilk bilgisayar virüsü “Elk Cloner”ı yazan ve dünyaya salan kişi olma etiketinden kurtulamadı.

Skrenta, ilk virüs için “Aptalca bir şakaydı. Eğer hiç tanınmamak ile bu işi yapmış olmaktan dolayı tanınıyor olmak arasında bir tercih yapacak olsam, bu şekilde tanınmayı tercih ederim. Ama bütün yaptıklarıma bakınca garip bir tanınma biçimi” dedi.

VİRÜSLERİN YAYILMASI

Günümüzde artık yüz binlerce, hatta virüsü nasıl tanımladığınıza bağlı olarak milyonlarca virüs türü var.

Microsoft işletim sistemi kullanan bir bilgisayara ilk virüs 1986’da, Pakistan’da iki kardeşin şimdi “Brain” (beyin) diye adlandırılan bir boot sektör programı yazdıklarında bulaştı.İnternet kullanımının yaygnlaşmasıyla birlikte virüslerin yayılması için ideal yöntem ortaya çıktı: e-mail, yani elektronik posta.

“Melissa” (1999), “Love Bug” (2000) ve “SoBig” (2003) gibi virüsler kendilerine bilmedikleri bir kaynaktan gelen e-mail’i açan milyonlarca insanın bilgisayarına bulaştı ve bu kişilerin bilgisayarlarından başkalarına virüslü e-mail gönderen bir programı otomatik olarak harekete geçirdi.

İlk virüslerle şimdiki virüslerin temeldeki teknolojileri aynı olsa da, artık virüslerin vereceği zararlar bakımından büyük değişiklikler yaşandı. Son zamanlarda kişilerin bilgisayar programlarında kullandıkları parolaları çalmak için kullanılan virüsler ortaya çıktı, artık virüsler cep telefonları ile yayılıyor.

Dünya çapında yaşanan virüs krizleri son zamanlarda pek yaşanmasa da, en bilinen antivirüs programlarından McAfe’nin sahibi olan McAfe şirketinin bilgisayar güvenliği laboratuvarlarındaki araştırma yöneticisi Dave Marcus, hemen her gün 150 ila 175 yeni virüs programı tespit ettiklerini belirtiyor. 5 yıl önce bu sayı haftada 100 idi.

GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ

Symantec şirketi, Skrenta’nın ilk virüs olan “Elk Cloner”i yaymaya başladığı 1982’de kuruldu, ancak 1989’da Apple’ın Macintosh bilgisayarları için ilk antivirüs programlarını satışa sundu.

Bilgisayar güvenliğiyle ilgili donanım, yazılım ve hizmet sektörü dünya çapında 38 milyar dolarlık bir endüstri haline gelmiş durumda. Bu rakamın 2010’da 67 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.

Aslında “Elk Cloner”dan önce de bazı bilgisayar virüsleri vardı, ama bunlar ya deneysel olarak yazılmıştı ya da çok az yayılmıştı. Skrenta’nın ilk bilgisayar virüs yazıcısı olarak kabul edilmesinin nedeni, yazdığı virüsün zamanının en yaygın ev bilgisayarları arasında çılgın bir hızla yayılmış olmasıydı.

Nokia zararlı modellerini açıkladı

Nokia, Aralık 2005 - Kasım 2006 tarihleri arasında, merkezi Japonya'da bulunan Matsushita Battery Industrial Co. Ltd. tarafından üretilen Nokia markalı BL-5C cep telefonu bataryalarında, nadiren aşırı ısınma durumunun söz konusu olabileceğini açıkladı.

Bu durumun sadece belirtilen süre içinde ve sadece Matsushita tarafından üretilmiş BL-5C model bataryalar için söz konusu olabileceği vurgulandı.

Finlandiyalı mobil iletişim devi Nokia, kullanıcılarını bilgilendirmeye yönelik bir batarya duyurusu yaptı. Duyuru sadece, Aralık 2005 - Kasım 2006 tarihleri arasında, Japonya'daki Matsushita Battery Industrial Co., Ltd. firması tarafından üretilen Nokia markalı BL-5C bataryaları kapsıyor.

Nokia, duyurusunda, belirtilen tarihlerde üretilmiş Nokia markalı BL-5C model bataryaların, nadiren de olsa, şarj edilirken kısa devre nedeniyle aşırı ısınmaya yol açabileceğini ve bataryanın yerinden oynayabileceğini açıklıyor. Nokia, bu konu hakkında Matsushita firmasıyla ve ilgili diğer yetkililerle birlikte çalışıyor.

Nokia BL-5C bataryaların üretimi konusunda birden fazla tedarikçiden hizmet alıyor ve bu tedarikçiler bugüne dek toplam 300 milyonu aşkın BL-5C batarya üretmiş bulunuyor. Yapılan açıklama ise, sadece Matsushita firması tarafından Aralık 2005 - Kasım 2006 döneminde üretilmiş 46 milyon adet BL-5C model bataryayı kapsıyor. Dünya genelinde bu bataryalar için şu ana kadar yaklaşık 100 adet aşırı ısınma şikayeti bildirilirken, hiçbir ciddi yaralanma ya da maddi hasar söz konusu olmadı.

Nokia, duyuru kapsamındaki BL-5C bataryalarını kullanan kişilere yönelik açıklamasında, sözü edilen yaklaşık 100 aşırı ısınma vakasının hepsinin şarj işlemi sırasında gerçekleştiğini belirtiyor. Nokia'nın elindeki bilgilere göre bu durum, mobil cihazın şarj dışındaki diğer kullanım süreçlerini etkilemiyor.

Matsushita tarafından belirtilen süre içinde üretilmiş BL-5C bataryalarda söz konusu ısınmanın nadiren görülmesine karşın, cep telefonlarında bu model bataryalar bulunan tüm Nokia kullanıcıları, Nokia yetkililerine başvurarak bataryalarını değiştirebiliyor.

Nokia, BL-5C bataryaların tüm Nokia ürünlerinde kullanılmadığını ve söz konusu durumun sadece bazı Nokia BL-5C bataryalarda görülebildiğini vurguluyor.

Belirtilen dönemde Matsushita tarafından üretilmiş BL-5C bataryaları nasıl tanırsınız?

Bir bataryanın, Nokia tarafından yapılan açıklama kapsamındaki bataryalardan olup olmadığını anlamak için öncelikle bataryayı cihazdan çıkarmak gerekiyor. Bataryanın ön yüzünde "Nokia" ve "BL-5C" yazısı bulunuyor. Arka yüzünde ise, üst tarafta Nokia logosu, alt tarafta da 26 karakterden oluşan batarya numarası yer alıyor. Bataryaların Aralık 2005 - Kasım 2006 döneminde Matsushita tarafından üretilmiş bataryalardan olup olmadığını anlamak için bu numarayı kullanmak gerekiyor. Bu numaranın bilgilendirme kapsamıyla karşılaştırılması sonucunda, tüketiciye ücretsiz olarak batarya değişimi sağlanıyor.

Türkiye'deki Nokia kullanıcıları, bu konuda yardım almak için www.nokia.com/batteryreplacement web sitesine ya da Nokia Türkiye Çağrı Merkezi'nin (0 212) 337 17 17 numaralı telefonuna başvurabiliyor.

BL-5C, Nokia ürünlerinde kullanılan 14 farklı batarya modelinden biridir. Nokia, pek çok ürün bileşeninde olduğu gibi, bataryalarda da birden fazla tedarikçi ile çalışmaktadır. Matsushita da Nokia'nın BL-5C batarya tedarik ettiği firmalardan biridir.

BL-5C bataryaların kullanıldığı Nokia ürünlerinin listesine www.nokia.com/batteryreplacement adresinden ulaşılabilir
HÜRRİYET

İnternette İçeriğe İlgi, Konuşmayı Solladı

internet
Teknoloji   Haberi
 
Center for Media Research araştırma kurumu, internet kullanıcılarının dört sene öncesine göre internetin iletişim için daha az kullanılmaya başladığını, bunun aksine içeriğe olan ilginin artış gösterdiğini açıkladı.



Kurum, açıklamayı, Online Yayıncılar Birliği'nin (OPA) son dört yılı inceleyen İnternet Faaliyetleri Endeks'inden çıkan sonuçlara dayandırarak yaptı. OPA tarafından yapılan, internet kullanıcılarının e-ticaret, iletişim, içerik ve arama alanları arasında dağılımını ortaya çıkarmayı amaçlayan incelemesi, dört yıl öncesi ile karşılaştırıldığında ilginç sonuçlar çıkardı.



Mayıs 2007 itibariyle toplanan verilere dayandırılarak yayınlanan raporun sonuçları, internet kullanıcılarının dört yıl öncesine göre internette içerik elde etmek içingeçirdikleri zamanın yüzde 37 artarak, 2003'teki yüzde 34 oranından, yüzde 47'ye çıktığını gösteriyor.



Bunun birlikte aynı raporda; aynı dönemde kullanıcıların iletişim amacı ile internette geçirdikleri zamanın, toplam içindeki oranının da yüzde 28 düşerek, 2003'teki yüzde 46 seviyesinden yüzde 33'e düştüğü sonucu ortaya çıkıyor.



Arama için ayrılan zamanın da arttığını gösteren rapora göre; bu alandaki oran 2003'te yüzde 3'e tekabül ederken, Mayıs itibari ile yüzde 5 ulaşmış bulunuyor.
OPA, kullanıcı davranışlarındaki bu değişimi; daha çok internet kullanımının önünü açan hızlı internet bağlantısı, online video'nun popüler hale gelmesi, daha geniş içerik bulmayı sağlayan gelişmiş arama teknolojisi, artan online içerik ve e-posta'dan daha verimli kullanılan anlık ileti uygulamaları gibi unsurlara bağlıyor.



İnternet kullanımının kendi içinde dört yıl öncesine göre bu değişikler ortaya çıkarken; geçtiğimiz günlerde IBM tarafından yapılan bir araştırma, internetin televizyon gibi alternatifler karşısında da daha uzun süreli tercih edildiği sonucunu göstermişti.

İşte hız diye buna denir!

Kablointernet'le 10 MB'lik hız geliyor

Türksat KabloInternet aboneleri kısa bir süre sonra yeni hizmetlerle de tanışacaklar

TÜRKSAT'tan yapılan yazılı açıklamada, şebeke yenileme çalışmalarını hızlandıran Türksat KabloInternet'in son kullanıcılara verdiği internet erişim hızını, Avrupa'da uygulanan hız limitine yükselterek 6 Mbps'ye (Mega Bit Per Second) çıkardığı belirtildi.

Açıklamaya göre, Türksat KabloInternet aboneleri kısa bir süre sonra yeni hizmetlerle de tanışacaklar. Buna göre, internet hizmeti alan son kullanıcı aileler, internet ortamında karşılaştıkları ve daha çok çocukların etkilendiği, şiddet, porno ve terör içerikli sitelere karşı korunaklı olacaklar. Ayrıca Türksat KabloInternet'e abone olanlar, internet hizmeti alırken sık sık karşılaştıkları virüslere karşı, merkezi koruma kalkanına sahip olacaklar.

Şirket, internet erişim hızını 10 Mbps'ye çıkarmayı hedefliyor.