Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
8 tane "internet" etiketli yazı bulundu "internet" tagli diger ogeler resimler , videolar

Cepte numara taşıma uygulaması başlıyor

cno Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, kamuoyunda ''3G'' olarak bilinen Üçüncü Nesil Mobil Haberleşme Sistemi'nin kuruluşuna ilişkin ihalenin bu yılın sonuna doğru gerçekleşeceğine inandığını bildirdi.

Acarer, Telekomünikasyon Kurumunda düzenlediği basın toplantısında, 2007 faaliyetlerini değerlendirdi ve 2008 yılı iş planına ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

Telekomünikasyon sektörünün piyasa analizi, sektörde tüketici hakları yönetmeliği, elektronik imza ile ilgili sürecin gözden geçirilmesi, elektronik haberleşme güvenliği, pazar ve işletmeci verilerinin yayınında usul ve esasların belirlenmesi ve arayüz kriterlerinin Kurumun 2008 yılında planladığı işlerin başında geldiğini ifade eden Acarer, şöyle devam etti:

''2008 yılında 3 tane temel yetkilendirmemiz olacak. Bunlardan birisi kamuoyunda Wimax olarak bilinen Genişbant Telsiz Erişim Hizmet İşletmeciliğinin yetkilendirmesi bu yılın 3 veya 4'üncü periyodunda bu yetkilendirmenin yapılacağına inanıyorum. Üzerinde uzun bir süredir çalıştığımız Sanal Mobil Şebeke hizmeti işletmeciliğinin yetkilendirilmesi teklifimiz bu konudaki vergi dilimleri arasındaki farktan ortaya çıkan sıkıntıyla ilgili çözümümüzü Maliye Bakanlığına ilettik. Bir kanun düzenlemesiyle bu sorunun kısa sürede çözüleceğine ve yeni sanal mobil operatörlerin çıkacağına inanıyorum. Bu seneki yetkilendirme çalışmalarımızdan birisi Üçüncü Nesil (3G) yetkilendirmesi olacak. Bunun da 2008'in sonuna doğru gerçekleşeceğine inanıyorum.''

 

Abonelerin aynı numarayla başka operatöre geçişine imkan veren Numara Taşınabilirliği düzenlemesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Acarer, ''Numara taşınabilirliği ile ilgili düzenlemenin Nisan ayı sonunda tamamlanacağını, ondan sonra mobil operatörler için 6 aylık sürenin başlayacağını söyleyebilirim. Sistem kuruldu, şu anda yazılım yüklemeleri yapılıyor. Testleri başladı. Biz Nisan ayının sonunda operatörlere 'bizim sistemimiz hazır, 6 aylık süreniz var, kendi sistemlerinizi buna uygun hale getirin' diyeceğiz. Ekim sonu itibariyle Türkiye'de numara taşınabilirliği başlayacak. 6 aylık süre mobil için geçerli, Türk Telekom için süre 2009 Nisan ayına kadardır'' diye konuştu.

SMS'lerde birden fazla ücretlendirmeye neden olan sorunun çözüldüğünü belirten Acarer, Türkçe karakterlerin bilişim sektöründe kullanılan alfabede de yer almasının sağlanacağını kaydetti.

-TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ-

Acarer, Türkiye'deki telekomünikasyon sektörünün büyüklüklerine ilişkin bilgi verirken, sektörde 2 Nisan 2008 tarihi itibariyle sabit abone sayısının 18.2 milyon, mobil abone sayısının 63.1 milyon, genişbant (ADSL) abone sayısı yaklaşık 5 milyon, kurumdan bu alanda faaliyette bulunmak üzere yetki alan işletmeci sayısının 244, bilgi ve iletişim sektörünün toplam gelirinin de yaklaşık 23 milyar dolar olduğunu bildirdi. Acarer, şunları kaydetti:

''Türkiye'deki özellikle sabit pazardaki Türk Telekom ve diğerlerinin payları hep tartışılıyor. Giderek Türk Telekom'un dışında faaliyet gösteren işletmecilerin lehinde özellikle trafik olarak olumlu gelişmeler var. Bu da liberal bir pazar için son derece önem verdiğimiz hususlardan birisidir. Özellikle uluslararası gelen trafikte Uzak Mesafe İşletmecilerinin payı neredeyse Türk Telekom'un iki katıdır. GSM'e giden pay da giderek yükseliyor. Yurt dışına giden trafikte de 2007 yılında yüzde 7'lik bir artış oldu.''

 

-''KONUŞMA ÜCRETLERİ DÜŞTÜ''-

Uluslararası, şehirler arası ve sabit telefondan mobile yönelik arama ücretlerindeki değişim konusunda 2004-2007 dönemine ilişkin karşılaştırma yapan Acarer, ''2004'te 29 YKr olan şehirlerarası konuşma ücreti 2007 sonunda 9 YKr'ye düştü. En önemli düşüş uluslararası konuşmalarda var. Uluslararasında 2004 yılında yaklaşık 77 YKr olan ücret 2007'de 12 YKr'ye düştü. Aynı düşüş sabitten mobile doğru da neredeyse yüzde 50 oranında oldu. 72 YKr'den 38 YKr'ye düştü. Telekomünikasyon Kurumunun en önemli politikalardan birisi gerek tarifelerde gerekse ara bağlantı ücretlerinde yıllara bağlı olarak düşüş sağlanmasıdır'' diye konuştu.

 

-ABONE BAŞINA OPERATÖRLERİN GELİRİ-

Acarer, GSM operatörlerinin abone başına düşen ortalama aylık geliri konusuna değinirken, operatörlerde bir miktar farklılıkla beraber 2006 yılında aylık 11.7 dolar olan abone başına gelirin 2007 yılında 13.9 dolara yükseldiğini bildirdi. Acarer, ''Operatörlerin abone başına kazançları arttı. Tarifeler düştü, arabağlantı ücretleri azaldığı halde abonelerin ortalama harcamalarının artma nedeni daha çok konuşmalarıdır. Türk halkı 2007'de 2006'da daha çok mobil haberleşmeyi kullanmış'' dedi.

Genişbant internet erişimi (ADSL) konusunda istenilen noktaya henüz ulaşılamadığını anlatan Acarer, TTNet'in bu alanda en büyük sağlayıcı olduğunu, diğer işletmecilerin pazar paylarının 2005'ten itibaren işletmeler lehine arttığını kaydetti.

Acarer, arabağlantı ücretleri konusunda da rekabet yaşanmasının çok önemli olduğunu, 1 Nisandan geçerli olmak üzere arabağlantı ücretlerinde indirim yapıldığını, bunun vatandaşlara indirim olarak yansıyacağını belirtti. Acarer, arabağlantı ücretlerinin birkaç yıl sonra mobil operatörler arasında eşit uygulanmasını sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Acarer, uzak mesafe telefon hizmetlerinin şehirlerarası ve uluslararası görüşmelerde önemli indirim sağladığını belirtti. Acarer, 4 işletmecinin 1045, 1099, 1095 ve 1056 numaralarından hizmet verdiğini anımsattı.

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye'deki 38 bin 312 yerleşim yerinden sadece 2 bin 764'ünün hiçbir mobil operatörün kapsama alanında bulunmadığını bildirdi.

Acarer, Telekomünikasyon Kurumu'nda düzenlediği basın toplantısında, 2007 faaliyetlerini değerlendirdi ve 2008 yılı iş planına ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

Mobil cihaz kayıt sisteminden elde edilen istatistikleri aktaran Acarer, 2006 yılında 13 milyon 214 bin, 2007'de 15 milyon 881 bin, bu yılın ilk 3 ayında da 4 milyon 565 bin cep telefonu ithal edilerek sisteme kaydedildiğini dile getirdi:

Acarer, şunları söyledi:

''En iyi ihtimalle 2008'in sonunda aylık ortalamaya göre hesaplarsak, 18 milyonu geçecek. 18 milyon telefon sadece ithal ediliyor ve kayıt altına alınıyor. 18 milyon telefon makinesi, Avrupa'daki 3-4 ülke dışında diğerlerinin nüfusundan daha fazladır. Bu telefonların yüzde 10'luk kısmı Türkiye'de üretilse yaklaşık 2 milyon telefondur. Bu konu üzerinde ilgili her kuruluş ve işletmecinin bir kez daha düşünmesini tavsiye ediyorum.''

Yolcu beraberinde yurt dışından getirilen cep telefonlarının da önemli miktarlara ulaştığını, bu şekilde ülkeye getirilen telefonların 2006 yılında 158 bin 128, 2007'de 670 bin adet olduğunu kaydeden Acarer, ''3 aylık verilere bakılınca 211 bin adet, aylık ortalama 70 bin adet telefon getirildi. Bu yıl bu şekilde getirilen telefon 900 bin adeti bulacak. 18 milyon telefon ithalat, 900 bin telefon yolcu beraberinde getirildiğinde bu, Türkiye'de her yıl yaklaşık 19 milyonluk pazar var demektir'' dedi.

Telekomünikasyon Kurumundaki sistemde dün itibariyle 91 milyon 61 bin adet telefonun kayıt altında olduğunu bildiren Acarer, ''Bu sene buna yaklaşık 18 milyondan fazla telefon daha eklenecek. Bu rakam 2008'in sonunda 110 milyona çıkacak. Kayıt dışı yollarla Türkiye'ye getirilip, sistem tarafından kayıt dışı olduğu belirlenerek kapatılan telefon sayısı da yaklaşık 5,5 milyon. Kayıt dışıyla mücadele büyük bir kararlılıkla devam ediyor'' diye konuştu.

-KAPSAMA ALANI SORUNU-

3G lisanslarının verilmesi açısından mobil kapsama alanının çok önemli olduğunu anlatan Acarer, kapsama alanında olmayan yerler ile demir yolu ve kara yolu güzergahlarında kesintisiz haberleşmenin sağlanmasının bu yılın en önemli işleri arasında bulunduğunu kaydetti.

Özellikle büyük şehirlerde kapsama sorunu yaşanmadığını, küçük yerleşim birimlerinde kapsama problemleri olduğunu, bunun her gün iyiye gittiğini anlatan Acarer, 500-1000 nüfusa sahip 408, 250-500 nüfusa sahip 715, 250'den az nüfusa sahip 1641 yerleşim biriminin hiçbir operatör tarafından kapsanmadığını söyledi. Acarer, ''Türkiye'deki 38 bin 312 yerleşim yerinden sadece 2 bin 764 tanesinde hiç mobil haberleşme kapsaması yok'' dedi.

Bununla ilgili GSM operatörlerinin nüfusu binin üzerindekilerin yıl sonuna kadar kapsamaya alınması konusunda taahhütte bulunduğunu, 500'ün üzerindeki yerleşim birimleri için de söz verdiğini anlatan Acarer, bu sözü yazılı belge kadar sağlam kabul ettiklerini belirtti.

''IPv6'' diye adlandırılan internet protokolü üzerinde de çalışma yapıldığını, sayısal yayıncılıkla ilgili 808 adet yeni emisyon noktası belirlendiğini dile getiren Acarer, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının da başarılı çalışmalar yaptığını, bugüne kadar 9 suç kapsamında 268 internet sitesine erişimin engellendiğini, bu sitelerin büyük çoğunluğunun müstehcenlik ve çocukların cinsel istismarını içerdiğini bildirdi.

2764 yerleşim yeri cepten "alo" diyemiyor

GSM operatörlerinin yaptığı büyük yatırımlara rağmen Türkiye'de hala 2 bin 764 yerleşim yerinin kapsama alanı dışında olması nedeniyle cep telefonu kullanamadığı belirlendi. ..

Telekomünikasyon Kurumu (TK) verilerine göre, Türkiye'deki 38 bin 312 yerleşim yerinden 2 bin 764'ü hala mobil telefon olanağından mahrum bulunuyor. Bunlardan bin 641'i 250'nin altında, 715'i 250-500 arası, 408'i de 500-bin arasında nüfusa sahip yerleşim yerlerinden oluşuyor.

MARMARA'DA 89 NOKTADA CEP TELEFONU ÇEKMİYOR

Türkiye'nin en gelişmiş bölgesi olan Marmara'da 89 noktada, Ege'de de 76 noktada cep telefonları çekmiyor. Güneydoğu Anadolu'da 172, Akdeniz'de 176, İç Anadolu'da 513, Karadeniz'de 711, Doğu Anadolu'da ise bin 27 yerleşim yeri kapsama alanı dışında yer alıyor.

KAPSAMA ALANI 3N İHALESİ İÇİN EN ÖNEMLİ ADIM

Kapsama alanı sorununun çözülmesi, Üçüncü Nesil (3N) ihale için en önemli adımlar arasında yer alıyor. Kapsama alanıyla ilgili sorunların çözülmesi için Ulaştırma Bakanlığı, GSM operatörleri ile görüşmeler yaparak yatırım çağrısında bulunuyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Bunun için Evrensel Hizmet Fonu'ndan kısmi destek vermeye hazır" olduklarını açıklamıştı.

Cepteki son çılgınlık 5 megapiksel kameralar

cepkameTürk halkının özel önem verdiği cep telefonu çılgınlığı şirketleri sürekli yeni modeller arayışına itiyor. Son çılgınlık ise 5 megapiksel kameralı cep telefonları. Piyasada ilk adımı mayısta Nokia, N95 modeliyle atmıştı. Kasımda ise yarışa Samsung, G900 modeliyle Sony Ericsson da K850 ile katılıyor.

Nokia N95′e 20 saat film ve 6 bin şarkı yüklenebilen sabit diskli modeli ekleniyor. Araştırma şirketi GfK Türkiye’nin temmuz ayında telefon satışlarıyla ilgili araştırmasına göre, satılan yüz telefondan 62’si kameralı, bu telefonların da yüzde 20’si de 3 megapikselin üstünde çözünürlüte kameraya sahip olduğu tahmin ediliyor. Nokia 7650 ile başlayan cepte fotoğraf makinesi yarışı şimdi dijital fotoğraf makineleriyle boy ölçüşüyor. Dijital fotoğraf makineleri cep telefonlarına entegre hale gelince cep telefonu üreticileri dijital fotoğraf makinesi de satmaya başladılar. Böyle olunca dünyanın en çok dijital kamera satan firması Nokia oldu.

İNCE TASARIM ETKİLİ OLACAK
Nokia N95 fiyatı ve özellikleri ile rakiplerinden ayrılıyor. Harita ve yön bulma özelliğini kullanmayı sağlayan GPS ve GSM şebekesi dışında internete bağlanmayı sağlayan kablosuz internet (WLAN) özelliği ve multimedya bilgisayar özelliği ile rakiplerinden ayrılıyor. Nokia N95 kullandığı Carl Zeiss mercekte fotoğraf kalitesine etkili oluyor. Sony Ericsson dijital fotoğraf makinelerindeki Sony CyberShot markasını cep telefonu modellerine taşıyor. Samsung G600′ün özelliklerine bakıldığında ince tasarımı yarışta etkili olacağını gösteriyor. (SABAH)

Yunanlılar bizden de daha yavaş

teknoyun
Teknolojik olarak rezalet durumdayız. Ama bizden rezaleti Yunanistan...

İngiltere'de faaliyet gösteren Enformasyon Teknolojisi Keşif Vakfı tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, Türk internet kullanıcılarının Avrupa'nın en yavaş dördüncü geniş ağ sistemine (broadband) sahip olduğunu ortaya koydu.

15 Avrupa ülkesindeki geniş ağ hızlarını karşılaştıran araştırmacılar, Türkiye'nin saniyede 2 megabit hızla (mbps) bu alanda 12. olduğunu açıkladı. Listenin ilk sırasında saniyede 21,7 megabit hıza sahip Finlandiya yer alırken, ikinciliğe saniyede 18,2 megabit hıza sahip İsveç otururken, üçüncü sırada da saniyede 17,6 megabit hızla Fransa bulunuyor. Diğer ülkeler 4'üncü Hollanda (8,8 mbps), 5'inci Polonya (7,5 mbps), 6'ncı Almanya (6 mbps), 7'nci Macaristan (3 mbps), 8'inci Slovakya (2,8 mbps), 9'uncu İngiltere (2,6 mbps), 10'uncu İsviçre (2,3 mbps), 11'inci İrlanda (2,2 mbps) diye sıralanırken, 12'inci Türkiye'yi 1.6 mbps ile 13'üncü olarak Çek Cumhuriyeti, 1,2 mbps ile 14'üncü olarak İspanya izliyor. Yunanistan ise 1 mbps ile listenin sonuncusu olabildi

Cep telefonunun son marifeti

cepsor
Cep telefonlarında yok yok.. Adres sorma tarihe karıştı. Nasıl mı?
Symbian'lı cep telefonlarına GPS sisteminin eklenmesi durumunda cadde ve sokak bilgilerine kolaylıkla ulaşılabiliyor.

Her geçen gün hızla gelişen cep telefonu teknolojisinde, fotoğraf çekme, müzik ve radyo dinleme, oyun ve program yükleme gibi özellikler, artık sıradan karşılanmaya başlandı.

Cep telefonlarının yeni marifeti, GPS (uyduyla konum belirleme) sistemi sayesinde, artık harita ya da adres sorma ihtiyacını ortadan kaldırmaları oldu. Bu sistemle telefon o anda nerede olduğunuzu belirleyip, içinde yüklü harita üzerinde adresi gösterebiliyor.

Bu kapsamda en büyük cep telefonu üreticilerinden Nokia, Symbian'lı modellerde kullanılmak üzere ''Nokia Maps'' adlı harita programını ''mobilesearch.nokia.com'' adresinden ücretsiz olarak kullanıma sundu. Söz konusu adresten yüklenen programla, Türkiye de dahil olmak üzere dünya üzerindeki pek çok ülkenin başlıca kentlerinin detaylı haritalarına ulaşmak mümkün oluyor.

Türkiye haritasında, belli başlı 30'a yakın şehrin sokak sokak bilgileri bulunuyor. Nokia dışındaki diğer markaların Symbian özellikli telefonlarında kullanmak için de ücretsiz olan ''Map24'' ve ücretli ''Tomtom'' adlı harita programları mevcut.

OTOMOBİLLERDEKİ SİSTEMİN BENZERİ

Nokia'nın harita programında, o anda bulunduğunuz yerin adresini yazıp ya da harita üzerinden seçip, gitmek istediğiniz yeri aynı şekilde seçiyorsunuz. Daha sonra telefon hangi cadde ve sokaklardan geçeceğinizi gösteren bir rota oluşturuyor ve harita üzerinde size gösteriyor. Bu rotayı takip ederek, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz.

Rotayı sadece kent içinde değil, kentler arasında da seçmeniz mümkün. Ancak, haritayı en etkin şekilde kullanmak için, fiyatları 60 YTL'den başlayan bluetooth özellikli bir GPS cihazı almak gerekiyor. Telefon GPS cihazıyla bluetooth üzerinden iletişim kurup, o andaki konumunuzu 5 metrelik bir yanılmayla hesaplıyor ve size sadece gitmek istediğiniz yeri belirlemek kalıyor.

Siz seyahat ederken ya da yürürken, telefon çizdiği rota üzerinde o anda nerede bulunduğunuzu gösteriyor. Eğer araçla gidiyor ve örneğin bakım nedeniyle yol kapalı olduğu için rotayı takip edemiyorsanız, hemen size alternatif bir rota çiziyor.

Harita üzerinde, havaalanları, demiryolları, belli başlı alışveriş ve eğlence yerleri, lokantalar, turistik yerler, petrol istasyonları, oto tamirhaneleri, polis ve hastane gibi bilgileri de görmek mümkün.

İlk Bilgisayar virüsü şakayla başlamış

vires
Her şey küçük bir şakayla başladı. Virüs belası 25 yıl önce işte böyle başlamış.
İnternetin kullanılmaya başlamasıyla dünyanın korkulu rüyası haline gelen bilgisayar virüslerinin ilki, 25 yıl önce bir lise öğrencisi tarafından arkadaşlarına “küçük bir şaka” için yazıldı. 

Rich Skrenta adlı öğrenci, bilgisayar şakaları yüzünden kendisine zaten şüpheyle yaklaşan arkadaşlarını kandırmak için bulduğu bu bilgisayar numarasıyla, dünyada ilk bilgisayar virüsünü kullanıma sokan kişi olarak kötü bir üne kavuştu.

Pittsburgh yakınlarındaki Mt. Lebanon (Lübnan Dağı) Lisesinde okuyan Skrenta, kış tatili sırasında Apple II bilgisayarında ilk olarak, şimdi “boot sector” virüsü diye bilinen virüsü yazdı. Skrenta, yazdığı virüsü 1982’nin ilk aylarından itibaren okuduğu lisede ve yerel bir bilgisayar kulübünde yaymaya başladı. Virüs daha sonra dünya çapında yayılan ilk virüs oldu.

Şimdi 40 yaşında olan Skrenta, aradan geçen 25 yılda online haber şirketi Topix’i başlattı, Time Warner’ın sahibi olduğu bir web adres rehberinin kurulmasına yardımcı oldu ve sayısız bilgisayar programı yazdı, ama ilk bilgisayar virüsü “Elk Cloner”ı yazan ve dünyaya salan kişi olma etiketinden kurtulamadı.

Skrenta, ilk virüs için “Aptalca bir şakaydı. Eğer hiç tanınmamak ile bu işi yapmış olmaktan dolayı tanınıyor olmak arasında bir tercih yapacak olsam, bu şekilde tanınmayı tercih ederim. Ama bütün yaptıklarıma bakınca garip bir tanınma biçimi” dedi.

VİRÜSLERİN YAYILMASI

Günümüzde artık yüz binlerce, hatta virüsü nasıl tanımladığınıza bağlı olarak milyonlarca virüs türü var.

Microsoft işletim sistemi kullanan bir bilgisayara ilk virüs 1986’da, Pakistan’da iki kardeşin şimdi “Brain” (beyin) diye adlandırılan bir boot sektör programı yazdıklarında bulaştı.İnternet kullanımının yaygnlaşmasıyla birlikte virüslerin yayılması için ideal yöntem ortaya çıktı: e-mail, yani elektronik posta.

“Melissa” (1999), “Love Bug” (2000) ve “SoBig” (2003) gibi virüsler kendilerine bilmedikleri bir kaynaktan gelen e-mail’i açan milyonlarca insanın bilgisayarına bulaştı ve bu kişilerin bilgisayarlarından başkalarına virüslü e-mail gönderen bir programı otomatik olarak harekete geçirdi.

İlk virüslerle şimdiki virüslerin temeldeki teknolojileri aynı olsa da, artık virüslerin vereceği zararlar bakımından büyük değişiklikler yaşandı. Son zamanlarda kişilerin bilgisayar programlarında kullandıkları parolaları çalmak için kullanılan virüsler ortaya çıktı, artık virüsler cep telefonları ile yayılıyor.

Dünya çapında yaşanan virüs krizleri son zamanlarda pek yaşanmasa da, en bilinen antivirüs programlarından McAfe’nin sahibi olan McAfe şirketinin bilgisayar güvenliği laboratuvarlarındaki araştırma yöneticisi Dave Marcus, hemen her gün 150 ila 175 yeni virüs programı tespit ettiklerini belirtiyor. 5 yıl önce bu sayı haftada 100 idi.

GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ

Symantec şirketi, Skrenta’nın ilk virüs olan “Elk Cloner”i yaymaya başladığı 1982’de kuruldu, ancak 1989’da Apple’ın Macintosh bilgisayarları için ilk antivirüs programlarını satışa sundu.

Bilgisayar güvenliğiyle ilgili donanım, yazılım ve hizmet sektörü dünya çapında 38 milyar dolarlık bir endüstri haline gelmiş durumda. Bu rakamın 2010’da 67 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.

Aslında “Elk Cloner”dan önce de bazı bilgisayar virüsleri vardı, ama bunlar ya deneysel olarak yazılmıştı ya da çok az yayılmıştı. Skrenta’nın ilk bilgisayar virüs yazıcısı olarak kabul edilmesinin nedeni, yazdığı virüsün zamanının en yaygın ev bilgisayarları arasında çılgın bir hızla yayılmış olmasıydı.

İnternette İçeriğe İlgi, Konuşmayı Solladı

internet
Teknoloji   Haberi
 
Center for Media Research araştırma kurumu, internet kullanıcılarının dört sene öncesine göre internetin iletişim için daha az kullanılmaya başladığını, bunun aksine içeriğe olan ilginin artış gösterdiğini açıkladı.



Kurum, açıklamayı, Online Yayıncılar Birliği'nin (OPA) son dört yılı inceleyen İnternet Faaliyetleri Endeks'inden çıkan sonuçlara dayandırarak yaptı. OPA tarafından yapılan, internet kullanıcılarının e-ticaret, iletişim, içerik ve arama alanları arasında dağılımını ortaya çıkarmayı amaçlayan incelemesi, dört yıl öncesi ile karşılaştırıldığında ilginç sonuçlar çıkardı.



Mayıs 2007 itibariyle toplanan verilere dayandırılarak yayınlanan raporun sonuçları, internet kullanıcılarının dört yıl öncesine göre internette içerik elde etmek içingeçirdikleri zamanın yüzde 37 artarak, 2003'teki yüzde 34 oranından, yüzde 47'ye çıktığını gösteriyor.



Bunun birlikte aynı raporda; aynı dönemde kullanıcıların iletişim amacı ile internette geçirdikleri zamanın, toplam içindeki oranının da yüzde 28 düşerek, 2003'teki yüzde 46 seviyesinden yüzde 33'e düştüğü sonucu ortaya çıkıyor.



Arama için ayrılan zamanın da arttığını gösteren rapora göre; bu alandaki oran 2003'te yüzde 3'e tekabül ederken, Mayıs itibari ile yüzde 5 ulaşmış bulunuyor.
OPA, kullanıcı davranışlarındaki bu değişimi; daha çok internet kullanımının önünü açan hızlı internet bağlantısı, online video'nun popüler hale gelmesi, daha geniş içerik bulmayı sağlayan gelişmiş arama teknolojisi, artan online içerik ve e-posta'dan daha verimli kullanılan anlık ileti uygulamaları gibi unsurlara bağlıyor.



İnternet kullanımının kendi içinde dört yıl öncesine göre bu değişikler ortaya çıkarken; geçtiğimiz günlerde IBM tarafından yapılan bir araştırma, internetin televizyon gibi alternatifler karşısında da daha uzun süreli tercih edildiği sonucunu göstermişti.

İşte hız diye buna denir!

Kablointernet'le 10 MB'lik hız geliyor

Türksat KabloInternet aboneleri kısa bir süre sonra yeni hizmetlerle de tanışacaklar

TÜRKSAT'tan yapılan yazılı açıklamada, şebeke yenileme çalışmalarını hızlandıran Türksat KabloInternet'in son kullanıcılara verdiği internet erişim hızını, Avrupa'da uygulanan hız limitine yükselterek 6 Mbps'ye (Mega Bit Per Second) çıkardığı belirtildi.

Açıklamaya göre, Türksat KabloInternet aboneleri kısa bir süre sonra yeni hizmetlerle de tanışacaklar. Buna göre, internet hizmeti alan son kullanıcı aileler, internet ortamında karşılaştıkları ve daha çok çocukların etkilendiği, şiddet, porno ve terör içerikli sitelere karşı korunaklı olacaklar. Ayrıca Türksat KabloInternet'e abone olanlar, internet hizmeti alırken sık sık karşılaştıkları virüslere karşı, merkezi koruma kalkanına sahip olacaklar.

Şirket, internet erişim hızını 10 Mbps'ye çıkarmayı hedefliyor.