Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
2 tane "site" etiketli yazı bulundu "site" tagli diger ogeler resimler , videolar

İlk Bilgisayar virüsü şakayla başlamış

vires
Her şey küçük bir şakayla başladı. Virüs belası 25 yıl önce işte böyle başlamış.
İnternetin kullanılmaya başlamasıyla dünyanın korkulu rüyası haline gelen bilgisayar virüslerinin ilki, 25 yıl önce bir lise öğrencisi tarafından arkadaşlarına “küçük bir şaka” için yazıldı. 

Rich Skrenta adlı öğrenci, bilgisayar şakaları yüzünden kendisine zaten şüpheyle yaklaşan arkadaşlarını kandırmak için bulduğu bu bilgisayar numarasıyla, dünyada ilk bilgisayar virüsünü kullanıma sokan kişi olarak kötü bir üne kavuştu.

Pittsburgh yakınlarındaki Mt. Lebanon (Lübnan Dağı) Lisesinde okuyan Skrenta, kış tatili sırasında Apple II bilgisayarında ilk olarak, şimdi “boot sector” virüsü diye bilinen virüsü yazdı. Skrenta, yazdığı virüsü 1982’nin ilk aylarından itibaren okuduğu lisede ve yerel bir bilgisayar kulübünde yaymaya başladı. Virüs daha sonra dünya çapında yayılan ilk virüs oldu.

Şimdi 40 yaşında olan Skrenta, aradan geçen 25 yılda online haber şirketi Topix’i başlattı, Time Warner’ın sahibi olduğu bir web adres rehberinin kurulmasına yardımcı oldu ve sayısız bilgisayar programı yazdı, ama ilk bilgisayar virüsü “Elk Cloner”ı yazan ve dünyaya salan kişi olma etiketinden kurtulamadı.

Skrenta, ilk virüs için “Aptalca bir şakaydı. Eğer hiç tanınmamak ile bu işi yapmış olmaktan dolayı tanınıyor olmak arasında bir tercih yapacak olsam, bu şekilde tanınmayı tercih ederim. Ama bütün yaptıklarıma bakınca garip bir tanınma biçimi” dedi.

VİRÜSLERİN YAYILMASI

Günümüzde artık yüz binlerce, hatta virüsü nasıl tanımladığınıza bağlı olarak milyonlarca virüs türü var.

Microsoft işletim sistemi kullanan bir bilgisayara ilk virüs 1986’da, Pakistan’da iki kardeşin şimdi “Brain” (beyin) diye adlandırılan bir boot sektör programı yazdıklarında bulaştı.İnternet kullanımının yaygnlaşmasıyla birlikte virüslerin yayılması için ideal yöntem ortaya çıktı: e-mail, yani elektronik posta.

“Melissa” (1999), “Love Bug” (2000) ve “SoBig” (2003) gibi virüsler kendilerine bilmedikleri bir kaynaktan gelen e-mail’i açan milyonlarca insanın bilgisayarına bulaştı ve bu kişilerin bilgisayarlarından başkalarına virüslü e-mail gönderen bir programı otomatik olarak harekete geçirdi.

İlk virüslerle şimdiki virüslerin temeldeki teknolojileri aynı olsa da, artık virüslerin vereceği zararlar bakımından büyük değişiklikler yaşandı. Son zamanlarda kişilerin bilgisayar programlarında kullandıkları parolaları çalmak için kullanılan virüsler ortaya çıktı, artık virüsler cep telefonları ile yayılıyor.

Dünya çapında yaşanan virüs krizleri son zamanlarda pek yaşanmasa da, en bilinen antivirüs programlarından McAfe’nin sahibi olan McAfe şirketinin bilgisayar güvenliği laboratuvarlarındaki araştırma yöneticisi Dave Marcus, hemen her gün 150 ila 175 yeni virüs programı tespit ettiklerini belirtiyor. 5 yıl önce bu sayı haftada 100 idi.

GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ

Symantec şirketi, Skrenta’nın ilk virüs olan “Elk Cloner”i yaymaya başladığı 1982’de kuruldu, ancak 1989’da Apple’ın Macintosh bilgisayarları için ilk antivirüs programlarını satışa sundu.

Bilgisayar güvenliğiyle ilgili donanım, yazılım ve hizmet sektörü dünya çapında 38 milyar dolarlık bir endüstri haline gelmiş durumda. Bu rakamın 2010’da 67 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.

Aslında “Elk Cloner”dan önce de bazı bilgisayar virüsleri vardı, ama bunlar ya deneysel olarak yazılmıştı ya da çok az yayılmıştı. Skrenta’nın ilk bilgisayar virüs yazıcısı olarak kabul edilmesinin nedeni, yazdığı virüsün zamanının en yaygın ev bilgisayarları arasında çılgın bir hızla yayılmış olmasıydı.

İnternette İçeriğe İlgi, Konuşmayı Solladı

internet
Teknoloji   Haberi
 
Center for Media Research araştırma kurumu, internet kullanıcılarının dört sene öncesine göre internetin iletişim için daha az kullanılmaya başladığını, bunun aksine içeriğe olan ilginin artış gösterdiğini açıkladı.



Kurum, açıklamayı, Online Yayıncılar Birliği'nin (OPA) son dört yılı inceleyen İnternet Faaliyetleri Endeks'inden çıkan sonuçlara dayandırarak yaptı. OPA tarafından yapılan, internet kullanıcılarının e-ticaret, iletişim, içerik ve arama alanları arasında dağılımını ortaya çıkarmayı amaçlayan incelemesi, dört yıl öncesi ile karşılaştırıldığında ilginç sonuçlar çıkardı.



Mayıs 2007 itibariyle toplanan verilere dayandırılarak yayınlanan raporun sonuçları, internet kullanıcılarının dört yıl öncesine göre internette içerik elde etmek içingeçirdikleri zamanın yüzde 37 artarak, 2003'teki yüzde 34 oranından, yüzde 47'ye çıktığını gösteriyor.



Bunun birlikte aynı raporda; aynı dönemde kullanıcıların iletişim amacı ile internette geçirdikleri zamanın, toplam içindeki oranının da yüzde 28 düşerek, 2003'teki yüzde 46 seviyesinden yüzde 33'e düştüğü sonucu ortaya çıkıyor.



Arama için ayrılan zamanın da arttığını gösteren rapora göre; bu alandaki oran 2003'te yüzde 3'e tekabül ederken, Mayıs itibari ile yüzde 5 ulaşmış bulunuyor.
OPA, kullanıcı davranışlarındaki bu değişimi; daha çok internet kullanımının önünü açan hızlı internet bağlantısı, online video'nun popüler hale gelmesi, daha geniş içerik bulmayı sağlayan gelişmiş arama teknolojisi, artan online içerik ve e-posta'dan daha verimli kullanılan anlık ileti uygulamaları gibi unsurlara bağlıyor.



İnternet kullanımının kendi içinde dört yıl öncesine göre bu değişikler ortaya çıkarken; geçtiğimiz günlerde IBM tarafından yapılan bir araştırma, internetin televizyon gibi alternatifler karşısında da daha uzun süreli tercih edildiği sonucunu göstermişti.